Yenilebilen Melki,Mantar Çeşitleri
->
Yöremizin iklimi mantar yetişmesine çok uygun olduğundan, ırmak kenarlarından çayırlara ve orman içlerine kadar olan yerlerde çok sayıda mantar çeşidi yetişir. Bunların bir kısmı halk tarafından bilinir ve gıda olarak tüketilir.

Mantarların yetiştiği iki bölge vardır. Ilgaz Dağlarının yöremizdeki uzantıları olan Elekdağı, Kolaz ve Göktepe bölgeleri güneyde kalan dağlık kesimlerdir. İkinci bölge Küre Dağlarının devamı olan ve yöremizle sahil kesimi arasında kalan dağlık kesimler ve yaylalardır. Bir bölgede yetişen bazı mantar türleri diğer bölgede yetişmeyebilir.
Biz halk tarafından iyi bilinen ve tüketilen mantarları tanıtmak için bu mantarların isimlerini ve özelliklerini vermeye çalışacağız.
Kanlıca Mantarı

Halk arasında “Kanlıca”, “Elicek” ve “Ebişek” diye bilinen bu mantarın Latince adı “Lactarius”dur. Türkiye’nin kimi yerlerinde “Melki” diye bilinir. Turuncu rengi ile dikkat çeken şapkalı mantarlardandır. Kırıldığı ya da kesildiği zaman kesit yüzünden turuncu renkli bir süt akar. Bu mantarı daha önce görmemiş olanlar rengini zehirli olduğunun işareti sayarak yemekten korkarlar.
Kanlıca mantarları genel olarak sonbahar da sonbahar yağmurlarının ardından ormanlarda ve orman çevresinde ki kırlık alanlarda, ekilmeyen eski tarlalarda çıkar. Bazen hava koşullarının uygun olduğu zamanlarda yaz ortasında da çıktığı olur.
Lactarius genusunun 150 türü ve bu türlerin sayısız alt türü vardır. Bunları ayırt etmek için uzman olmak gerekiyor. Ama yöremizde kanlıca mantarının bulunduğu bildirilen iki çeşidi güneyde yetişen Lactarius Deliciosus ile kuzeyde yetişen Lactarius Salmonicolor türlerini örnek olarak verebiliriz. Lactarius “sütlü” demektir. Deliciosus “lezzetli”, salmonicolor “somon renkli” anlamlarına gelmektedir. Bu mantarlara yörede çam mantarı, köknar mantarı diye isimler verilmektedir. Ama bu isimlendirme mantarın türünü belirleyen bir isimlendirme değildir.
L.Deliciosus güney tarafında yetişmektedir. Tıkız, dayanıklı bir mantardır. Üzerinde yeşil benekler olabilir. Mantarın örselenen kısımları kırılan kısımları zamanla yeşile döner. Sadece güney taraf dağlarında yetişen bir kanlıca türü daha vardır. Bu mantarın şekli aynı olmakla birlikte gerek kendi rengi ve gerekse sütünün rengi mordur. Bu iki mantarın lezzetleri arasında bir fark göremedik.
Lactarius Salmonicolor kuzey taraflarında yetişen parlak turucu renkli, kolay parçalanabilen gösterişli mantarlardır. Dikkatle toplanıp itinalı yerleştirilmezse kolayca kırılabilir.

Bu üç tür de çok lezzetli mantarlardır. Yöre halkı bu mantarları çok sever. Ankara’da İstanbul’da oturan hemşerilerimize her gün taze olarak kutularla gönderilir. Bunların dışında kanlıca türlerinden olup kimsenin yemediği bir tür daha vardır. Bu tür bej renktedir. Kimse yemediğine göre zehirli olması olasılığı yüksektir.
Höbelen Mantarı(Kuzu Göbeği)

Bu mantarın Türkiye’de yaygın olarak bilinen adı “Kuzu Göbeği” mantarıdır. İçi boş bir sap üzerinde içi boş bir kafadan ibarettir. Rengi bej ile kahverengi arasında değişir. Bir özelliği de bal peteğine benzeyen lamellerinin kafa kısmının dış tarafında olmasıdır.
Sistematikte Morchella genusunda yer alır. Çok sayıda türü ve alt türü vardır. Bunlardan ikisi M. Esculenta ve M. Konica’dır. Bu mantarlar sadece ilkbaharda yetişir. Irmak kenarlarından yüksek kesimlere, ağaçlık alanlara kadar çok yerde olabilir. İklim ve ortam olarak çok seçicidir. Çoğu seneler fazla çıkmaz. Fazla yetişmediğinden ve yurt dışına gönderildiğinden fiyatı çok yüksektir. Bol olduğu senelerde bile ucuzlamaz. Fiyatının yüksekliği nedeni ile artık bu mantarları alıp yemek pek kolay olmamaktadır.
Höbelen mantarı bazı seneler bol olabilir. Böyle senelerde bu mantarı toplayarak kendine otomobil alanlar bile olmuştur.
Değişik bir tadı olan, lezzetli bir mantardır.
Halı Saçağı Mantarı

Halk arasında şeklinden dolayı bu isim verilmiştir. Herkesin bildiği şapkalı mantarlara hiç benzemezler. Bu ad altında birkaç çeşit mantar pazara gelmektedir. Bunlardan biri “Çam mantarı” adı verilen ve görünüşü kıvırcık marulu andıran mantar çeşididir.


Çam ağaçları üzerinde yetiştiğinden bu isim verilmiştir. Bu mantarın Latince adı “Sparassi Crispa”dır. Diğer türe “Saçaklı Mantar” adı verilmiştir. Bu mantarda ağaç gövdelerinde yetişmektedir. Latince adı “Hericium” olan ve çok sayıda türü ve alt türü vardır. Bu mantarın Türkiye’de bilinen adı “Mercan” mantarıdır. Bu ad da şeklinin mercana benzemesinden dolayı verilmiş olmalı.

Yöremizde bilinen ve pazara gelen üçüncü tür saçaklı mantara mahallinde “Kedi tırnağı” denmektedir.

Bu tür “Clavaria” genusundan bir mantar olsa gerek. Diğer iki türün aksine bu mantar ağaçta değil yerde yetişmektedir. Pazara en çok yerde yetişen bu mantar türü gelmektedir.
Halı saçağı adı altında pazara getirilen bu mantarlar sadece sahil kesimini iç kesimden ayıran kuzeydeki dağlık yörede yetişmektedir. Tatları bir birine benzese de araların az da olsa bir lezzet farkı vardır.
Koçak Mantarı

Latince adı “Lactarius Piperatus” olan bu mantara halk arasında “Koç Mantarı” adı da verilmektedir. Adındaki Lactarius onun kanlıca mantarı ile aynı genustan olduğunu gösteriyor. Nitekim kanlıca mantarı gibi bu mantarda sütlü mantardır. Mantarın sütü kendisi gibi beyazdır. İsminde ki “Piperatus” kelimesi onun biberli olduğunu anlatmaktadır. Adını tam Türkçeleştirirsek buna “Biberli Sütlü Mantar” dememiz gerekir.

Bu mantarın gerçekten baharlı bir tadı vardır. Bu bahar bana terenin baharını hatırlatır. Hoşlanılmayacak bir tat değildir. Sert kütür kütür bir mantardır. Rengi ve sütü beyazdır. Bol bulunur bu yüzden kanlıca mantarı kadar değer bulmaz.
Bu mantar Ilgaz dağlarının devamı olan dağlık bölgede, ağaçlık alanlarda yetişir. Ağaç yapraklarının altından kabarır. Mantar arayanlar yaprakların yaptığı bu kabarmadan altında mantar olduğunu anlarlar.
Soğanla kavrulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek yenir. Değişik yemeklerini de yapmak mümkündür.
Geyik Sırası Mantarı

Lezzet bakımından kanlıca mantarı ile yarışır. Lezzeti bildik tanıdık mantar lezzetine benzerse de biraz daha değişik olup çok lezzetlidir. Şapkalı mantarlardandır, ilginç bir şekli vardır. Düz uzun sap üzerinde muntazam bir şapka vardır. Sap ve şapka bej renktedir.
Bu mantar güney tarafta bulunmuyor, sadece kuzeydeki dağlık kesimde yetişiyor. Belirli sıralar halinde bulunduğu için “Geyik sırası mantarı” adı verilmiştir. Bazı mevsimlerde bu mantar kanlıca mantarı bittikten sonrada pazara gelmeye devam eder.
Bal Kadın Mantarı

Bu mantar da güneyde bilinmeyen sadece kuzeyin dağlık bölgesinde yetişmektedir. Şekil ve yetişme bakımından geyik sırası mantarına benzemektedir. Bu mantarda sevilen bir mantardır. Az sayıda pazara gelmektedir.

Şapkalı bir mantar olup bej renktedir. Şapka üzerinde kahverengi lekeler bulunabilir.
Ağaç Mantarı


Bu mantar kuzey tarafın ormanlarının ağaç gövdelerinde hevenkler halinde yetişir. Rengi bejden sütlü kahverengine değişebilen renklerdedir. Lameller daha açık renklidir ve alt yüzde ve asimetriktir.
Lezzeti güzeldir.
Kavak Mantarı
Sonbaharda kesilmiş kavak ağaçlarının kesim yüzlerinde kendiliğinden biter. Pazara seyrek olarak gelir. Çok fazla yetişen bir mantar da değildir. Görünüşü pek güzel değilse de lezzeti çok güzeldir. Tadı bildik mantar lezzetini andırsa da ondan daha yoğun bir tadı vardır. Japonlar bu mantarı kültüre almayı başarmışlardır.
Çayır Mantarları
Yöremizde bu mantarlara “İçi Kızıl” ya da “Ak Mantar” denmektedir. Bu mantar türü bütün dünyada en yaygın mantar türü olduğunu sanıyoruz. Genellikle açıklık alanlarda, ekilmeyen tarlalarda ilkbahar ve sonbahar mevsiminde çıkmaktadır. Sapı ve şapkası beyazdır. Lamelleri kahverengi olan ve pembe olan iki türü vardır. Lamelleri kahverengi olan türün lamelleri açıktan koyu kahverengiye kadar değişir. Pek etli değildir kolay kırılır. Lamellelir pembe olan çeşidin şapkası sap üzerine sarılmış haldedir. İyice yaşlanınca bir şapka şeklini alır. Gayet etli ve sert bir mantardır.
Bütün dünyanın tanıdığı ve sevdiği mantar lezzeti bu mantarların lezzetidir. Kültür mantarı da bu pembe lamelli ve kütür kütür etli türden üretilmiştir. Bol ve kolay bulunduğu için yöremizde yeterince değerlendirilmez. Sonbaharda kanlıca ve diğer çok tutulan mantar türleri çıktığı için pazara getirilmez.
Çok lezzetli olan bu mantar yetirince değerlendirilmez. Pek çok yemeğe ayrı bir lezzet verebilecek olan bu mantarın çorbası güzel olur. Makarna ve pilav üzerine sos olarak yakışır.
Kum Mantarı
Baharın en erken çıkan mantarlarındandır. Irmak ve dereler kenarında kumluk yerlerde yetişir. Lezzeti fena değildir. Görünüşü pek bir albenili değildir. Çok yetişen bir mantardan değildir. Mantar lezzetini özleyenler yoğurt sarımsakla severek yerler.
Keçi Mantarı
Bu mantar ilkbaharda da sonbaharda da yetişen mantarlardandır. Alçak yerlerde kırlık alanlarda yetişir. Şapkalı bir mantardır. Şapka sap üzerine asimetrik olarak bağlanmıştır. Tadı bildiğimiz mantar tadıdır. Pazara geldiğine rastlamadım.
Mıh Tepesi
Açık alanlarda, köylerde harmanlarda yetişir. Kimi yerlerde bu mantarlar ilginç daireler halinde yetişir. Uzunca bir sap üzerinde küçük bir şapkası vardır. Küçük bir mantardır. Mantarın şekli ve büyüklüğü eski Türk nallarına çakılan mıhlara benzediği için bu isim verilmiştir. Pazara seyrek olarak gelir. Ancak bilenler alır. Köylerde çorbası yapılır ve güzel de olur. Tadı bildik mantar tadıdır. Kimi yerlerde bu mantara “Cincile” de denmektedir.
Kuzu Kulağı Mantarı
Bu mantara “Kurt Kulağı” da diyenler vardır. İlkbaharda çamlık alanlarda, ağaç altlarında yetişir. Açılmamış şekli açık kahverengi küçük topa benzer. İçi boştur. Açıldığı zaman biraz kulak şeklini andırır. Tadı biraz höbelen mantarını andırsa da pazarda pek paha bulmaz. Kumlarını temizlemek bir hayli zordur
Dilburan Mantarı
Değişik tonlarda pembe renkler taşıyan bir şapkalı mantardır. Sapı ve lamelleri beyazdır. Acımtırak bir tadı vardır. Zaten dil buran adı verilmesi de bu yüzdendir. Haşlanıp suyu atılarak yenirse acılık kaybolur. Arazide bol bulunur, pazara gelmez.
Sonbaharda diğer mantarların çıktığı mevsimde çıktığından pek kıymetlenmez. Acı tadından zehirli olduğu sanılırsa da değildir.
Geyik Mantarı

Şapkalı bir mantar olmasına karşın, şapkası düzgün şekilli değildir. Sağlam ve etli bir mantardır. Rengi kahverengidir. Ayırt edici özelliği lamellerinin geyik kılına benzemesidir. Zaten adını da bu benzerlikten almıştır. Bu mantar son yıllarda pazara gelerek satılmaktadır. Köylerde kurutularak, kışın yendiğini öğrendik. Bu mantarın yemeğinin yapmayı başaramadım
Ayı Mantarı

Zehirli olmadığı ve bol bulunduğu halde yenmeyen bir mantardır. Bazen çok körpeleri köylerde yenmektedir. Ben bir defa yedim ama cıvıklığı yüzünden pek beğenmedim. Orman içlerinde de açıklık alanlar içinde de bol olarak yetişen bir mantardır. Şapka ve sapı açık kahverengi renktedir. Lamellerinin şekli ve renkleri değişiktir. Esas adı “Ayı Boku” mantarıdır. Çürüdüğü zaman ayı pisliğini andırdığı için bu isim verilmiştir.

Bilimsel adı“Boletus edulis” olan ayı mantarı “Kuzu Mantarı” olarak da bilinmektedir. Bu mantarı çiftlik hayvanları yemektedirler. Fazla yediklerinde ishal yaptığı bilinmektedir.

Durağan ve Boyabat’ta Mantar Günleri Başladı
Durağan ve Boyabat’ta mantar günleri başladı. Bu sene mantar piyasası 5 YTL den açıldı. Bazı günler 6’ya yükseldi. Mantar fiyatlarını havaların durumu belirliyor. Havalar yağışlı giderse mantar çok oluyor dolayısı ile ucuzluyor. Bu sene havaların kurak gitmesi mantarların hem az olmasına hem de geç çıkmasına neden oldu.
Herkes Mantar Topluyor
Bir Pazar günü bizde mantar toplamaya gittik. Saat 10 da yola çıktık. Ramazan olduğu için bir hayli erken yola çıktığımızı düşünüyorduk ama dağ taş insan doluydu. Yol kenarlarında sayısız araba gördük. Daha önceden yerini bildiğimiz bir hayli uzak yere vardığımız da burada da bizden önce gelenler olmuş ve guruplar halinde ormanı ve çayırlıkları tarıyorlardı.
Biz hiç bulamayacağız diye korkuyorduk ama gene de biraz mantar toplayabildik. Önceki yıllarda ortalık yerde gördüğümüz mantarlar bu sene çam ağaçlarının yerlere değen dalları altına gizlenmişlerdi.
Bizde Mantardan Ölen Olmadı
Mantarlar iyi bilinmezse zehirlenmelere neden olabilirler. Nitekim kimi zaman bu şekilde zehirlenen ve ölen insanlar gazetelere ve televizyonlara konu olmaktadır. Dış görünüşüne bakarak iyi bilinmeyen mantarlar yenmemelidir. Çünkü çok lezzetli ve zehirsiz mantar, küçük bir ayrıntı ile çok zehirli mantara çok benzeyebilir. Bu küçük ayrıntıları yöremiz insanı iyi bildiği için memleketimizde hiç mantardan zehirlenip ölen olmamıştır.
Özellikle kanlıca mantarlarını daha önce görmemiş olanlar, turuncu, ve mor renklerini, yeşil lekelerini görünce yemeye cesaret edemiyorlar. Sadece bu mantarı değil köylü tarafından toplanarak pazara getirilen mantarları herkes güvenerek yiyebilir.
Mantarların kraliçesi kanlıca mantarıdır. Diğer mantarları da sevmekle beraber mantar deyince akla öncelikle kanlıca mantarı gelir. Kanlıca mantarı sadece Boyabat’ta değil, Durağan’da, Gerze’de de satılmaktadır. Son yıllarda Sinop’ta da pazara geldiğini duymaktayız. Ancak sahil kesimlerinde halk bu mantara Durağanlılar ve Boyabatlılar kadar düşkün değiller ve bu yüzden oralarda daha ucuza satılıyor.
Mantarlar Durağan ve Boyabat’ta bu kadar çok sevilmesine karşın çok çeşitli mantar yemekleri yapılmaz. Bilinen sadece ateşte veya soba üzerinde pişirilmesi, ya da biraz soğanla tavada kavurup üzerine yoğurt sarımsak dökerek yenmesidir. Bir de pek az yapılan mantarlı pilav var.
TEŞEKKÜRLER
Bu çalışma araştırmacı yazar Veteriner Hekim Ahmet KÜÇÜKBAŞ tarafından hazırlanmış olup kendisine bu güzel çalışma için sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
Önemli Uyarı!: Yazı bilgilendirme amaçlıdır. Buradaki bilgileri kullanarak mantar toplamayın. Zehirli ve yenilebilen mantarları birbirinden ayırdetmek bazen çok zor olduğundan yabani mantarlar sadece uzmanlar tarafından toplanmalıdır.
Powered by MightyAdsense
Ağustos 27th, 2009 at 14:31
Sayın Ahmet Kuçukbas yapmış olduğunuz detaylı çalısmalardan dolayı sizi kutlarım, Ağustos ayının yirmiuçunde Ilgaz yakınlarında bir gezi için bulunduğum sırada bazı mantar toplayıcılarla karşilaştim. Ellerinde kanlıca mantarı ve ona benzer bir mantar daha vardı.Bu mevsinde olabileceğini duşunemiyordum.Fakat sizin sitesizi okuduktan sonra daha da aydınladım.Bazı mantar toplayıcıların gönduğum kadarıyla çok çeşit bilmedikleri ve ormanda dolaşırken donanimsiz normal ayakkabı ile bilinçsiz bir şekilde olmaları bu işin daha bilinçli yapılabilbesi için vatandaşların eğitilmeleri gerektiğini gördum,tekrar çalişmelerinizda başarılar dileklerimle.
Bektaş Şen
Aralık 14th, 2009 at 00:03
ben ve eşimde 3 çeşit mantarı iyi öğrendik ve sürekli topluyor eşedosta dağıtıyoruz toplamak süper bir zevk hem bol oksijen alıyor dolaşıyoruz hemde birnevi spor işte en çok ta toplamanın verdiği bir tutku var pazarı ipleçekiyoruz yağmur soğuk dinlemede gidiyoruz en az 15 kg topluyoruz şu sıralar sığır dili mantarı topluyoruz tavsiye ederim.bu hafta istiridye mantarıda buldum ama cesaretedemiyorum yemeye iyi bilen biri varsa lütfen yazın.Teşekürler.
Aralık 19th, 2009 at 16:53
SayınAhmet küçükbaş çalışmalarınızı takdirle karşılıyorum
Ben inegölün edebey köyündenim.962 den beri bursada
yaşıyorum. 62 yaşındayım.Çocukluğumda hayvan otlatır-
ken bizim arazide kara dikenlerin dibinde,çayırlarda,çam-
lıklarada, kavak,ceviz,dut köklerinde,kumluklarda yetişen
mantarları toplar hatta kavak ve cevizlerde ki mantarları
toplar köyde nereden topladığımızı kimseye söylemez ve
topladığımız köklerin üstünü öğrenmesinler diye örterdik.
İki ay evvel ODAK ile bizim köyün üstündeki dağ köyleri
ne geziye katıldım.Ormanda şimdiye kadar hiç görmedi-
ğim veya dikkat etmediğim halı saçağı mantarını 5-6 kilo
topladım.Eve geldiğimde tarım il müdürlüğüne telefon ede
rek bilgi almak istedim ama bir bilgi alamadım ve mantar-
ları üzülerek attım.Bu arada internete girdim yine birşey
bulamadım.Bu gün tesadüfen sizin siteye girdikten sonra
mantarları attığıma pişman oldum.
AYI mantarını BABASULTAN köyünde toplayıp ihracat
yapan firmalara sattıklarını duyuyoruz.Ama biz yemiyoruz
Sizinle tanışmak isterim.Sağlık, mutluluk,huzur ve çalış
malarınızda sonsuz başrılar dilerim.
Cumhuriyet mh.Şimşek sk. Simkent sitesi A Blok K.3 D.5 nilüfer BURSA
Aralık 21st, 2009 at 14:42
çok teşekürler sayfanız çok güzel olmuş ben kastamonu ineboluluyum orda yetişen tüm mantarları bilirim şuan kuşadasında yaşıyorum burda devamlı mantar toplmaya gidyorum benim hayatta en büyük zevk aldığım doğa sporu mantar toplamak siizn sayfanızdanda bildiğim mantarları gördüm okudum bilmediklermide değerlendirecem sizi iyi çalışmalar
Ocak 19th, 2010 at 22:32
merabalar mantar çeşitlerine bakarken göbeleki gördüm bizim oralarda çok ama mantar olduğundan haberimiz bile yok helede fiyat kısmı çok pahalı acaba ben toplasam kime satabilirim böle bişi olabilirmi yardımcı olursanız sevinirim saygılar
ismail akkaya
yaozgat /sorgun
tefn= 05469585033
Mart 15th, 2010 at 20:37
harika ödevimde çok yardımcı oldu teşekkürler